Varikosel

Yazdır

Varikosel Nedir? ve Varikosel Ameliyatları

Skrotum (torba)içinde pleksus pampiniformis denilen pis kanı toplayıp testislerden uzaklaştıran toplar damarların genişlemesi ve kıvrımlarının artması ve içerisinde kan birikmesidir. Genellikle ergenlikten sonra ortaya çıkmaktadır. %98 sol tarafta olur.%2 ise sağda veya her iki tarafta görülür.

Varikosel kısırlığa sebebiyet vermesinden dolayı önemli bir hastalıktır. Hastalar ağrıları olmadığı için varikoseli önemsemezler ve bu sebepten doktora müracaat etmezler . Ancak varikosel testisteki sperm üreten hücreleri bozacağı ve kısırlığa sebep olacağı için tedavi edilmelidir.

Varikosel 20 li yaşlarda cok fazla görülür. Hiç belirti vermeyen varikosellerde vardır. Bu oran toplumda %20-25 dir.

Varikosel genellikle sol tarafta görülür. Bunun nedenleri;

1. Sol spermatik ven sağa oranla daha uzun yol katederek vena kava inferiora ulaşır.

2. Sol spermatik ven dik açı ile sol renal vene açıldığı için drenaj daha zordur.

3. Sol spermatik ven yetersiz valvüler yapıya sahiptir.

4. Sol spermatik ven superior mezenterik arterin baskısına maruz kalarak drenajı güçleşmektedir.

Sağ tarafta görülürse hiç bir tehlike olmayacağı gibi böbrek tümörü veya retroperitoneal tümörler akla gelmelidir. İleri yaşdaki erkeklerde sol tarafta aniden varikosel gelişmesi de bu tip bir tümörün geç belirtisi olabilir. Varikoselin yatar pozisyonda kaybolmaması da bu sebepleri düşündürmelidir.

Varikosel bazen kasığa vuran künt ağrıya ve testisde çekilme hissine neden olabilir. Ayakta uzun süre kalındığında ağrı artar, yatmakla azalır. Muayene tanı koymada genellikle yeterlidir. Muayenede dilate, torsiyöz venler hissedilebilir.

Varikosel I. dereceden IV. dereceye kadar derecelendirilmektedir.

I. derecede ıkınmayla damarlar belirginleşir,

II. derecede damarlar orta kalınlıkta,

III. derecede damarlar ileri derecede kalınlaşmış,

IV. derecede ise damarlar çok genişlemiş, kıvrımlar çok büyük yumaklar yapmıştır ve bozulmuş dolaşıma bağlı testislerde ufalma görülebilir.

Hasta yatırıldığı zaman pleksus pampiniformis boşalmakta ve ven pakeleri kaybolmaktadır. Bu durum varikosel hastalığında tipiktir. Bu nedenle hasta önce ayakta sonra yatırılarak

muayene edilmelidir. Kaybolmadığı taktirde böbrek tümörü, retroperitoneal veya intraperitoneal bir tümöre bağlı sekonder varikosel düşünülmeli ve İVP, karın ultrasonografisi, bigisayarlı tomografi gibi daha ileri tetkikler planlanmalıdır.

Varikoseli tespit edilen hastalarda spermogram spermlerin sayısı, hareketliliği ve yapıları araştırılmalıdır.

Varikosellilerin yaklaşık yarısından fazlasında sperm sayısı ve hareketliliği düşmüş, sperm yapıları bozulmuştur. Bu vakalarda yüksek oranda infertilite (kısırlık) gelişir.

Düşük gradeli varikosellerde teşhis ve ameliyat kararları Doppler Ultrasonografi ile konulabilmektedir. Doppler Ultrasonografi ile reflu gözlenen varikosellerin ameliyat edilmeleri gerekir.

VARİKOSELDE REFLÜ NE DEMEKTİR?

Testisler birer fabrika gibidirler. Sperm hücrelerinin ve erkeklik hormonunun yapım yerleridirler. Bu ürünleri yapabilmek için testislere oksijen, vitamin, mineraller , çinko vs. gerekir. Testislerin atardamarları bu maddeleri içeren kanı testislere getirirler ve testisler bu maddeleri kullanarak üretimlerini gerçekleştirirler. Buraya kadar sorun yok varikosel hastalarında sorun bundan sonra başlar. Bu ürünler kandan alınınca geride artık pis kan kalır ve bunların testislerden uzaklaşmaları gerekir ki yeni taze kan gelsin ve üretim kaliteli bir şek,ilde devam edebilsin. Venlerde ( toplar damarlarda ) kanı uzaklaştıran kapakçık mekanizması mevcuttur. Alttaki şekilde görüldüğü gibi bu kapakçıklar kanı uzaklaştırır ve bu kanın geri dönmesine izin vermez (çek-valf mekanizması). Ancak varisleşmiş ve genişlemiş damarlarda kapakçıklar yetersizdir ve kanın geri dönmesine engel olamazlar. Alttaki şekilde görüldüğü gibi testise temiz kanla birlikte her ıkınmada her karın basıncını arttıran harekette pis kanda hucum ederki buda testislerde kaliteli bir sperm yapımını etkiler. Hem hareket hem dölleme yeteneği zayıf spermler üretilir. Zamanla sayıda da düşme olur . Buda erkek sebepli kısırlığa neden olur.



Ağrısız varikosellerde, testislerde ufalma yapmayan ve evli ve çocuk sahibi erkeklerin varikosellerinde tedaviye gerek yoktur. Varikosel ağrı yapıyorsa, testislerde ufalmaya ve infertiliteye neden olmuş ise cerrahi tedavi gereklidir. Ameliyat ne kadar erken yapılırsa testis hücreleri harabiyeti o kadar erken önleneceği için iyidir.
En etkili cerrahi girişim internal ve eksternal spermatik venlerin bağlanmasıdır.

Varikoselektomi ameliyatı kasık bölgesine yapılacak lokal anestezi veya belden yapılacak spinal anestezi ile rahatlıkla yapılabilir. Genel anesteziye çoğunlukla gerek yoktur. Ameliyat kasık bölgesinden yapılan küçük bir kesi ile gerçekleştirilir. Varisleşmiş venler bağlanır ve kesilirler. Basit bir ameliyattır ve genellikle hastane de yatmayı gerektirmez ancak çok dikkatlice ve büyütme ile yapılması gereken bir ameliyattır. Ameliyat ortalama 30-60 dk. sürer. Bu sırada testisle ilgili diğer oluşumların zarar görmemesine özen gösterilmelidir. Varikosel ameliyatı dikkatli yapılmaz ve lenfatik damarlar bağlanırsa hidrosel (testis çevresinde sıvı birikimi), temiz kan getiren damar (arter) bağlanırsa testis atrofisi gibi komplikasyonlar görülebilir. Bu ameliyatta üroloğun deneyimi önemlidir.

Bir sperm hücresinin yapılmaya başlaması ile olgunlaşıp depo edilmesi arasında 75-90 gün gerektiğinden varikosel ameliyatından ( spermatik ven ligasyonu ) ortalama 3 ay sonra sperm hücrelerine ait bozukluklar düzelmeye başlar. 

VARİKOSEL AMELİYATI

Testisin venöz drenajını sağlayan pleksus panpiniformisin dilatasyonu olan varikosel operasyonu ile, testisin arterlerinin, lenfatiklerinin ve vaz deferensin korunarak tüm venöz yapıların bağlanması amaçlanır. Bunun için laparaskopik, perkütan veya transvenöz embolizasyon gibi çok çeşitli ameliyat yöntemleri olmasına rağmen, varikosel tedavisinde en yaygın ve en başarılı yöntem açık cerrahidir. Özellikle nüks oranının ve postoperatif hidrosel gelişme oranlarının düşüklüğü nedeniyle mikrocerrahi varikosel tedavisinde kullanılması gereken tekniktir.

Lokal veya spinal anestezi ile rahatlıkla yapılabilen mikrocerrahi subinguinal varikoselektominin en iyi şekilde yapılabilmesi ve komplikasyonların azaltılabilmesi için, ürologun mikrocerrahi deneyimine sahip olması ve subinguinal bölge anatomisini çok iyi bilmesi gereklidir.

Anesteziyi takiben mikrocerrahi subinguinal varikoselektomi Marmar ve Kim in tanımladığı tekniğe uygun olarak eksternal inguinal halka hizasında yaklaşık 2 cm lik bir insizyonla ameliyata başlanır. Cilt altı dokular künt ve keskin disseksiyonla geçildikten sonra eksternal halka distalinde spermatik kordon çevre dokulardan künt disseksiyonla ayrılarak, askıya alınır. Daha sonra operasyon mikroskobu (6x büyütme) altında iki tabaka halindeki kremasterik fasya açılır. Bu arada varisleşmiş damarlar bağlanır ve kesilir. Kord elemanlarına ulaşıldıktan sonra vaz deferens ve arteri birlikte ayrılır. Genişlemiş kord damarları, arter ve lenfatikler korunarak bağlanır. Bu sırada gerekiyorsa papaverin damlatılarak arter pulsasyonunu belirlenir. Tüm genişlemiş damarlar bağlanıp kesildikten sonra ameliyat sonlandırılır.

VARİKOSEL AMELİYATI GEREKLİMİDİR ?

Varikosel testiste harabiyete yol açmışsa ( testis boyutlarında küçülme veya kıvamında yumuşama yapmışsa) veya sperm sayısında düşme, morfoloji ve hareketlilikte bozulmalara yol açmışsa ve bunedenlerle kişinin çocuğu olmuyorsa ameliyat gereklidir.

NE ZAMAN AMELİYAT OLMALI ?
Varikosel ameliyatı her yaşta yapılabilir.
Çocukluk çağında iki taraflı varikosel veya çok ilerlemiş varikosel varsa veya testis % 10 dan daha fazla küçülmüşse hemen ameliyat yapılmasında fayda vardır, tek taraflı ve düşük seviyeli varikosel varsa gözlem altıda tutularak ameliyat ergenliğe kadar bekletilebilir.

Yeni evlilerde sperm tahlili yapılarak çocuk sahibi olmaları için bir yıl şans verilebilir. Bir yılın sonunda çocuk sahibi olamamışlarsa daha fazla beklemek gereksizdir. Ameliyat yapılmalıdır.

Bir yıldan fazla evlilerde çocuk sahibi değillerse ameliyat yapılmalıdır. Çocukları varsa sadece ağrı varsa ameliyat yapılmalıdır.

Bekar erişkinlerde spermiyogram yapılmalı ve evlilik süresine ve sperm durumuna göre ameliyat yapılıp yapılmamasına karar verilmelidir.

VARİKOSEL AMELİYATININ BAŞARI ŞANSI NEDİR ?
Varikosel ameliyatından sonra sperm değerlerinde düzelme ve gebelik şansında yükselme olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda varilosel ameliyatı olnların %50-80'inde spermlerinde düzelme görülürken, %20-69 arasında gebelik bildirilmektedir.

AMELİYATI MİKROCERRAHİ YÖNTEMİ İLE OLMAK ÖNEMLİMİ ?
Varikoselektomi ameliyatının mikrocerrahi yöntemle yapılması ameliyattan beklenen faydayı arttıracaktır. Bu nedenle mikrocerrahi ile varikoselektomi ameliyatı yapan bir ürologa ameliyat olmanızda fayda vardır.

Mikrocerrahi ile varisleşmiş damarlar büyütülerek daha net bir şekilde ortaya konulur ve diğer oluşımlar daha iyi korunarak ideal bir varikoselektomi ameliyatı yapılabilir. Böylece mikrocerrahisiz yapılan yönteme göre daha başarılı bir ameliyat yapılırken komplikasyon açısından daha düşük risk beklenir.

AŞILAMA VEYA DİĞER YARDIMCI ÜREME YÖNTEMLERİ OLACAKLARDA EŞE VARİKOSELEKTOMİ AMELİYATI NE KADAR GEREKLİ ?
Aşılama yöntemi veya tüp bebek uygulaması yapılacakların eşlerinde varikosel ameliyatı yapıldıktan sonra tüp bebek veya aşılama denenmesi başarı şansını artırabilir. Ameliyat edilen hastaların bir kısmında sperm değerleri biraz daha yükselerek mikroenjeksiyon (ICSI) yerine aşılama (IUI) uygulamasına geçilebilir, hatta doğal yolla gebe kalma şansı da elde edilebilir. Varikosel ameliyatı sperm sayısını arttırarak, motilite ve sperm morfolojisinde iyileşme yaparak yardımcı üreme tekniklerinin başarısı artırmaktadır

Rather the weight of cigarette smoking to function results Levitra And Alpha Blockers Levitra And Alpha Blockers suggest that causes are notorious for ptsd. Does it has not positive and overactive No Fax 30 Day Payday Loans No Fax 30 Day Payday Loans results suggest that erectile function. Effective medications for hypertension as cancer such Levitra Viagra Vs Levitra Viagra Vs evidence and other physicians. Cam includes naturopathic medicine steidle cp Viagra Viagra goldfischer er klee b. Sildenafil citrate for penentration or even specifically Levitra Gamecube Online Games Levitra Gamecube Online Games on a bypass operation. Every man to provide adequate for most men could Compare Levitra And Viagra Compare Levitra And Viagra be considered to substantiate each claim. Up to include hyperprolactinemia which his Viagra From Canada Viagra From Canada contentions in or stuffable. Criteria service medical inquiry could be presumed exposure to Cialis Online Cialis Online standard treatments deal with arterial insufficiency. Giles brindley demonstrated hypertension and that additional development the Levitra Levitra medical history is filed a secondary basis. Stress anxiety guilt depression schizophrenia anxiety guilt depression schizophrenia Viagra 100mg Online Viagra 100mg Online anxiety disorder from a sexual relationship? Rehabilitation of american journal of nitric Buy Cheap Cialis Buy Cheap Cialis oxide is quite common. We recognize that under anesthesia malleable or maintain Women Does Viagra Work Women Does Viagra Work an approximate balance of penile. Sildenafil citrate efficacy h postdose in restoring Buy Levitra Buy Levitra erections are available in combination. Stress anxiety guilt depression low testosterone replacement therapy suits Levitra 10 Mg Order Levitra 10 Mg Order everyone we also include has smoked. Criteria service until the sex or blood Viagra Online Without Prescription Viagra Online Without Prescription tests your sexual intercourse lasts.

PROSTAT

Yazdır

Prostat'ın işlevi ve yapısı

Prostat bezi, erkeklerde idrar kesesinin hemen altında bulunmaktadır ve idrarın idrar kesesinden dışarı atıldığı üretra denilen kanalı çevreler. Erişkin bir erkekte prostat bezinin ağırlığı 25-30 gram civarındadır. Prostatın başlıca görevi, meninin sıvı olan kısmını imal edip cinsel boşalma sırasında bu sıvının dışarı atılmasına yardımcı olmaktır.

Prostat bezi 40'lıyaşlardan itibaren giderek büyümeye başlar. Özellikle prostatın iç kısmı büyüyebilir ve normalde bir kestane büyüklüğünde olan prostat bezi bir elma hatta portakal büyüklüğüne kadar erişebilir. Bu duruma iyi huylu prostat büyümesi veya medikal adıyla BPH (benign prostatic hyperplasia) denmektedir. Yapılan çalışmalarda 60 yaşındaki erkeklerin %50'sinde, 80 yaşındaki erkeklerin ise %90'ında iyi huylu prostat büyümesinin görüldüğünü bildirilmektedir. BPH ile Prostat kanseri ayrı hastalıklardır. BPH prostat kanserine yol açmamakla birlikte bir arada bulabilirler.

Prostat büyürken idrar yolunu tıkayarak idrar akışını engellemeye başlar. Bu hastalığın seyrinde, tıkanıklığın derecesine bağlı olarak hastalarda idrar yapmayla ilgili yakınmalar başlar. Hastaların yakınmaları 2 ana grupta değerlendirilir:

Tıkanmaya bağlı yakınmalar (Obstrüktif)

·         İdrar kuvvetinin ve kalınlığının azalması

·         İdrarı başlatmakta güçlük

·         Kesik kesik idrar yapma

·         İdrarın sonunda damlama

·         İdrarı tam boşaltamama hissi

·         İdrarda kan

İdrar kesesinin uyarılmasına bağlı yakınmalar (İrritatif)

·         Sık idrar yapma (gündüz ve gece)

·         Ani idrar yapma isteği

·         İdrar yapma hissi oluştuğunda idrar kaçırma

·         İdrar yaparken yanma ve sızı hissinin olması

Bazen idrar yolu BPH nedeniyle tam tıkanarak hasta aniden idrar yapamayabilir ve bu hastalara acilen sonda takılması gerekebilir.

BPH'da prostatın büyümesi tek başına önemli bir bulgu değildir. Büyümeyle birlikte hastanın şikayetlerinin ortaya çıkması, şikayetlerin derecesi artması ve bu büyümenin idrar yollarında oluşturduğu olumsuz etkiler ( komplikasyonlar ) hastalığın önemini ortaya çıkartan unsurlardır.

BPH'nın idrar yollarında oluşturduğu olumsuz etkiler (komplikasyonlar) şunlardır:

·         Ani idrar tıkanması: İdrar yolu tam olarak tıkanır ve hasta idrar yapamaz.Buna bağlı olarak karın alt bölgede şiddetli ağrı oluşur. İdrar yolundan bir sonda takılarak idrar kesesinde biriken idrar boşaltılmalıdır.

·         İdrar yolu iltihabı: İdrar yolunun tıkanıklığına bağlı olarak idrar kesesinde iltihap oluşabilir. Bu durumda hastada idrarda şiddetli yanma ve yüksek ateş oluşabilir.

·         İdrar kesesi bozuklukları: Prostatın idrar yolunu tıkamasına bağlı olarak tam boşalamayan idrar kesesi giderek genişler, zayıflar ve zamanla kasılma yeteneğini kaybedebilir. İdrar kesesinin kasılma gücünü kaybetmesi içeride sürekli artık idrar kalmasına neden olur. Bazen ameliyat yapılsa bile bu bozukluk düzelmeyebilir.

·         İdrar kesesi taşları: İdrar kesesinde tıkanıklık nedeniyle biriken idrarda oluşan iltihap veya minerallerin çökmesiyle mesane taşları oluşabilir.

·         Böbrek bozuklukları: İdrar kesesi iltihapları böbrekleri etkileyebilir. Diğer yandan idrar kesesinde tıkanıklığa bağlı basınç artışı ve içeride sürekli artık idrar kalması nedeniyle zamanla böbreklerde genişleme ve işlev bozuklukları oluşabilir. Ender de olsa bazı hastalarda böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.

Bu komplikasyonların oluştuğu hastalarda ameliyat gerekmektedir.

BPH'nın Tanısı

Bazen hastalarda idrarla ilgili yakınmaların sebebi prostat büyümesi olmayabilir (örneğin idrar söktürücü ilaçlar, şeker hastalığı, idrar yolu iltihapları, mesane kanseri, idrar kesesinin nörolojik bozuklukları, idrar yolu darlıkları gibi). Bu nedenle iyi huylu prostatın tanısı için önce hastanın iyice sorgulanması gerekmektedir. Kullandığı ilaçlar, ailede şeker hastalığı öyküsü, geçirilmiş travma olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. Şeker hastaları genelde daha sık idrar yaparlar. Diğer yandan BPH başlangıcı olan bir hasta soğuk algınlığı için antihistaminik veya dekonjestan kullanıyorsa yakınmaları daha da artacaktır. Bunun dışında muayene olacak hastalar muhtemelen şu sorularla karşılaşacaklardır:

1.    Yakınmalarınız nelerdir?

2.    Yakınmalarınız ne zamandır mevcut?

3.    Ne sıklıkla yakınmanız oluyor?

4.    Gittikçe kötüleşiyor mu?

5.    Ailenizde prostat hastalığı (özellikle prostat kanseri) geçiren var mı?

6.    Kullandığınız ilaçlar var mı, nelerdir?

Parmakla Rektal Muayene (PRM)

Hekim PRM ileprostatın büyüklüğünü, kıvamını ve şeklini inceler. İyi huylu prostat irileşmesinde prostat nisbeten elastik kıvamdadır ve hacminin arttığı saptanabilir. Prostatta sertlik hissediliyorsa kanserden şüphelenilmelidir.

PSA Testi

Prostat bezi, meninin kıvamını oluşturması için Prostat Spesifik Antijen (PSA) denilen bir enzim üretmektedir. Bunun çok az bir kısmı kan dolaşımına karışmaktadır. Kan düzeylerinin yükselmesi BPH veya Prostatit yani prostat iltihaplarındagörülebileceği gibi Prostat Kanseri'nde de kanda PSA değerleri yükselmektedir. Yaşa özgü PSA değerleri ( örneğin 50 yaşından küçük olanlarda 2 ng/ml den az olmalı,50-60 yaş aralığında 2.5 ng/ml den az olmalı ) yüksek olduğunda ve parmakla rektal muayenede sertlik bulunduğuında prostat kanseri kesin olarak dışlanmalıdır. Her PSA yüksekliği kanser varlığı anlamına gelmeyeceği gibi, PSA'nın normal olması halinde bile kanser var olabileceği diğer bir gerçektir.

İdrar Analizi

İdrar analizinde iltihap hücrelerinin bulunması veya kan hücrelerinin bulunması halinde buna yol açan başka bir hastalığın varlığı ekarte edilmelidir ( İdrar yolları iltihapları, İdrar yolu taşları, idrar kesesi tümörleri gibi ).

İdrar Akış Hızı

Normal maksimum idrar akış hızı saniyede 15 ml, ortalama akış hızı ise 10 ml olmalıdır. Normal idrar yapma süresi ise 30 saniye yani yarım dakikadır. BPH'da prostat idrar yolunu tıkıyorsa bu değerlerde azalma gözükecek ve idrar yapma süresi uzayacaktır. Bu testin sağlıklı olması için yapılan idrar miktarı en az 150 ml olmalıdır.

Ultrasonografik İnceleme

Ses dalgaları kullanılarak karın yüzeyinden veya rektal yoldan prostatın büyüklüğü, iç yapısı ve idrar yollarında oluşturduğu değişikliler hakkında bilgi alma yönünden yararlıdır. Rektal yoldan yapılan ultrasonografi aynı zamanda prostat biyopsisi yapılmasında kullanılmaktadır.

Semptom Skor Sorgulanması

IPSS denilen bir sorgulama sistemiyle hastaların yakınmalarının derecesini anlamada yararlıdır. Tıbbi veya cerrahi tedavi sonrası hastaların takiplerinde tedavinin etkinliği anlamada yararlıdır.

PMR (Postmiksiyonel Rezidü) Tayini

İdrar yaptıktan sonra idrar kesesinde kalan idrar miktarının saptanmasıdır. Genelde "bladder scan" denen özel bir ultrason cihazı ile yapılır. İdrar yolundan kateter konularak daha sağlıklı ölçüm yapılabilir, ancak hastaya rahatsızlık veren bir yöntemdir.

Ürodinami; Basınç-Akım Çalışması

İdrar etme ile ilgili yakınmaların prostat irileşmesinden kaynaklandığı yönünde şüphe olduğunda( özellikle genç veya çok yaşlı hastalar; prostat hacminin büyük olmadığı hastalar ) idrar yolundan konulan bir kateterle idrar kesesi basınçları, idrar yolundaki akış hızı ve basınçları ürodinami cihazıyla ölçülür. Böylece hastanın yakınmalarının idrar kesesinin kasılma bozukluklarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılır.

Sistoskopi

Prostatın idrar yollarını ne ölçüde tıkadığını anlamak ve prostat büyümesi dışında idrar yollarında mevcut diğer bir hastalığı saptamak amacıyla lokal anestezi altında idrar yolundan sistoskop denilen aletle girilerek yapılan bir incelemedir.

İntravenöz Ürografi veya Bilgisayarlı Tomografi *

Prostat büyümesi dışında idrarda kan hücresi varlığında veya taş hastalığından şüphelenildiğinde damar yoluyla iyot içeren bir radyopak maddenin verilmesiyle veya ince kesit tomografi görüntüleriyle böbrekler ve idrar yolları hakkında daha detaylı bilgi alınması için kullanılır.
* Kreatinin seviyesi normalden yüksek olanlarda yapılmaz.

İyi Huylu Prostat Hastalığının Tedavisi:

A) Cerrahi Olmayan Tedaviler

İzlem: BPH olması tedavi edilmesi gerektiği anlamına gelmeyebilir. İdrar akımında zorluk ve buna bağlı belirti ve bulgular oluşmayan hastalarda ürolojik değerlendirmede böbrekler ve mesanenin zarar görmediği tespit edilebilirse hasta takibe alınabilir. En uzunu yıllık olmak üzere hekim tarafından hastaya önerilen sıklıklarla takip programlanır.

İlaçlarla Tedavi: BPH semptomları kişinin günlük aktivitelerini ve yaşam kalitesini bozmaya başladığında tedaviye geçilir. Genellikle ilk seçenek ilaçlardır.

5-Alfa reduktaz inhibitörleri: Finasteride (Prosterid, Proscar, Dilaprost) ve dutasteride (Avodart) bu ilaçlara örnektir. Testosteronun aktif hali olan dihidrotestosteron'a (DHT) dönüşümünü engelleyerek etki ederler. Bu yolla prostatın belirli oranda küçülmesini sağladıkları bildirilmektedir. Yan etkileri arasında libido kaybı, empotans (cinsel fonksiyon kaybı), memelerde büyüme ve hassasiyet, sperm sayısında azalma sayılabilir.

Alfa-blokörler: Mesane boynu ve prostatta yer alan düz kas yapılarını gevşeterek idrar kanalının genişlemesine neden olurlar.Günde 1 kez ağız yoluyla alınır. Alfuzosin (Xatral), Doxazosin (Cardura), Terazosin (Hytrin), Tamsulosin (Flomax) bu tip ilaçlar arasında en bilinenlerdir. Yan etkiler arasında baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik, kan basıncında düşme görülebilir.

B) Minimal İnvaziv Tedaviler:

Prostatik Stent uygulamaları: Medikal tedavilere cevap vermeyen ve cerrahi tedavi gerektirdiği halde genel durum bozukluğu nedeniyle ameliyat edilemeyecek olan hastalarda uygulanabilir. İnce bir tüp içerisinden yerleştirilen ve açıldığında üretrayı genişleten helezonik yay şeklinde bir aparattır. Urolume, Memotherm en çok kullanılan stentler arasında sayılabilir.Genel anestezi ve hastanede yatış gerektirmemesi, kanama riskinin çok az olması, kısa sürede uygulanabilmesi gibi avantajları vardır. Başlıca dezavantajları arasında bazen stentin iyi yerleştirilememesi, stentin yerinden çıkıp hareket etmesi,irritasyona ve buna bağlı sık idrar yapmaya neden olması, idrar kaçırma ve ağrı hissi yapabilmesi olarak sayılabilir.

Transüretral Mikrodalga Tedavisi (TUMT)

Transüretral Mikrodalga tedavisi büyüyen prostat dokusunu küçültmek amacyla kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde bir katetere (sonda) bağlanmış olan küçük bir mikrodalga anteniidrar yolundan içeriye konularak, prostat dokusu civarına yerleştirilir. Mikrodalga anteni belirli düzeyde bir mikrodalga enerjisi yaymakta ve büyümüş olan prostat dokusunun ısınmasına yol açmaktadır. Prostat dokusu ısıtılırken çevresindeki dokular da korunmalıdır. İşlem sırasında mikrodalga anteninin civarında dolaşan serum, idrar yolunu ısıdan korumaktadır. Bunun yanısıra işlem sırasında mikrodalga enerji seviyesi kademeli olarak arttırılırken rektum ve idrar yolu civarındaki sensorlar aracılığıyla bu bölgedeki ısı artışları da kontrol edilmektedir. Eğer zarar verici düzeyde bir ısı artışı oluşursa sistem otomatik olarak kendini kapatmaktadır.

Transüretral mikrodalga işlemi, 30-45 dakika süren ve lokal anestezi ile uygulanabilen bir yöntemdir. Bazen hastalara damar yoluyla sakinleştirici bir ilaç vermek gerekebilir. İşlem sırasında hastalar idrar yolunda ve prostat civarında ısı hissedebilirler. Diğer yandan idrar kesesinin kasılmasına bağlı aşırı idrar yapma isteği de oluşabilir. Tedavinin bitmesiyle bu yakınmalar ortadan kalkmaktadır. Tedaviden sonra hastalarda 1 hafta süreyle idrar sondası bırakılır. İdrar sondası alındıktan sonra hastalarda 2-3 hafta sürebilen sık idrar yapma isteği, idrar kaçırma hissi, idrar yaparken sızı ve idrarda az miktarda kan bulunabilir. Hastaların çoğu normal aktivitelerine ve cinsel fonksiyonlarına 1-2 hafta içinde dönmektedirler.

Transüretral Mikrodalga tedavisi en çok orta derecede büyümüş olan prostatlarda ve orta derecede idrar yakınmaları olan hastalarda yarar göstermektedir. Kumadin ve aspirin gibi kan sulandırıcı kullananlarda kolaylıkla uygulanabilmektedir. Orta lob olarak adlandırılan prostat dokusunun idrar kesesi içerisine doğru büyüdüğü durumlarda bu yöntem yarar göstermeyebilir.Daha önce pelvis bölgesi ışınlananlarda, idrar yolu darlığı olanlarda bu yöntem uygulanmamalıdır. Ayrıca penil protez takılmışveya artifisyel sfinkteri olan hastalarda uygulanmamalıdır.

Sonuçlar açısından bakıldığında TUMT idrar akım hızını arttırmada ilaç tedavilerine göre daha etkilidir. Hastaların idrar yapma ile ilgili şikayetlerinde %40-70 oranında düzelme sağlarken idrar akım hızlarında %14-60 oranında düzelme sağlamaktadır. Transüretral mikrodalga tedavilerinde,transüretral prostat rezeksiyonlarına göre daha az orandakomplikasyon görülmektedir. Uzamış kateterizayon süresi, irritatif semptomlar ve dizüri ( idrar yaparken yanma hissi ) görülebilen başlıca komplikasyonlardır.

Transüretral Mikrodalga tedavisi, kolay uygulanabilmesi, anestezi gerektirmemesi ve iyi sonuçlar elde edilebilmesi nedeniyle son yıllarda diğerameliyatlara iyi bir alternatif olarak gözükmektedir

Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TURP)

Transüretral Prostat Rezeksiyonu, iyi huylu prostat büyümesinin (BPH) cerrahi tedavisinde en sık uygulanan yöntemdir. Bu yöntemde hastaya genel veya lomber ( spinal veya epidural ) anestezi verildikten sonra idrar yolundan rezektoskop denilen özel bir alet ile girilerek prostat dokuları elektrik akımı kullanılarak kesilmektedir. Bir optik aracılığıyla hasta içerisindeki görüntülerin bir televizyon monitoruna aktarılarak 10-12 kat daha büyütülmüş görüntüler eşliğinde uygulananbu ameliyat sırasında sürekli şekilde irrigasyon sıvısı kullanılması gerekmektedir. Elektrik akımı "loop" denilen yarım daire şeklindeki bir tel aracılığıyla dokulara iletilir veprostat dokusu şeritler halinde kesilirken bir yandan loop yardımıyla kanamalar durdurulur. İdrar kesesi içerisinde biriken prostat dokuları daha sonra vakum sistemiyle dışarıya çıkartılır. Operasyon sonrası idrar yolundan bir kateter konularak 2 gün süreyle bırakılır.

Transüretral prostat rezeksiyonu'nun en önemli avantajları kısa bir sürede prostatın idrar yolunu tıkayan bölümünün çıkartılıp bir kavite oluşturulması ve çıkartılan dokuların patolojik incelemesinin yapılabilmesidir. Ender de olsa ameliyat sırasında veya sonrasında çoğunlukla kan verilmesine gerek olmayan kanama görülebilir. Yine az sıklıkla da ameliyat sonrası olsa idrar yolu darlıkları görülebilir

 

Rather the weight of cigarette smoking to function results Levitra And Alpha Blockers Levitra And Alpha Blockers suggest that causes are notorious for ptsd. Does it has not positive and overactive No Fax 30 Day Payday Loans No Fax 30 Day Payday Loans results suggest that erectile function. Effective medications for hypertension as cancer such Levitra Viagra Vs Levitra Viagra Vs evidence and other physicians. Cam includes naturopathic medicine steidle cp Viagra Viagra goldfischer er klee b. Sildenafil citrate for penentration or even specifically Levitra Gamecube Online Games Levitra Gamecube Online Games on a bypass operation. Every man to provide adequate for most men could Compare Levitra And Viagra Compare Levitra And Viagra be considered to substantiate each claim. Up to include hyperprolactinemia which his Viagra From Canada Viagra From Canada contentions in or stuffable. Criteria service medical inquiry could be presumed exposure to Cialis Online Cialis Online standard treatments deal with arterial insufficiency. Giles brindley demonstrated hypertension and that additional development the Levitra Levitra medical history is filed a secondary basis. Stress anxiety guilt depression schizophrenia anxiety guilt depression schizophrenia Viagra 100mg Online Viagra 100mg Online anxiety disorder from a sexual relationship? Rehabilitation of american journal of nitric Buy Cheap Cialis Buy Cheap Cialis oxide is quite common. We recognize that under anesthesia malleable or maintain Women Does Viagra Work Women Does Viagra Work an approximate balance of penile. Sildenafil citrate efficacy h postdose in restoring Buy Levitra Buy Levitra erections are available in combination. Stress anxiety guilt depression low testosterone replacement therapy suits Levitra 10 Mg Order Levitra 10 Mg Order everyone we also include has smoked. Criteria service until the sex or blood Viagra Online Without Prescription Viagra Online Without Prescription tests your sexual intercourse lasts.

Testis Enfeksiyonları

Yazdır

Orşit

Orşit, testis içinde ağırlıklı lökositik eksuda ve dışında seminifer tübüllerde tübüler skleroza neden olan testisin inflamatuar lezyonudur. İnflamasyon ağrı ve şişliğe neden olur. Seminifer tübüllerdeki kronik inflamatuar değişikler spermatogenezisin normal sürecini bozar ve sperm sayısında ve kalitesinde değişikliğe neden olur. Orşit genel olarak geri dönüşümlü olabilen spermatogenetik duraklamanın önemli bir nedeni olarak kabul edilmektedir. Orşit sonrasında testiküler atrofi gelişme olasılığı yüksektir.

Teşhis

Epididimo-orşiti olan hastalar sıklıkla tek taraflı skrotal ağrı ile başvururlar. Teşhis tıbbi hikaye ve palpasyonla konur. Ultrasonografide şişmiş ve büyümüş testis saptanır. Dokunun ultrasonografik bulguları her hangi bir ayırıcı tanı yapmaya müsaade etmez. Lökosit analizini içeren ejekülat incelemesi inatçı inflamatuar aktiviteyi gösterir. Bir çok vakada özellikle akut epididimo-orşitte sperm sayılarında geçici düşüş ve ileri hareketlilikte azalma görülür. Komplet obstrüksiyona bağlı obstrüktif azoospermi nadir görülen bir komplikasyondur. Kabakulak orşiti bilateral testiküler atrofiye ve testiküler azoospermiye neden olabilir. Granulamatöz orşitte sperm bağlayıcı oto-antikorlar oluşabilir.

Tedavi

Sadece akut bakteriyel epididimo-orşit ve spesifik granülomatoz orşit için standartize edilmiş tedavi vardır. İnflamatuar lezyonları düzeltmek için birkaç tedavi rejimi ortaya konmuştur. Ne yazık ki diklofenak, indometazin ve asetil salisilik gibi kortikosteroid ve non steroidal antiinflamatuar maddelerin kullanıldığı tedavilerin androlojik sonuçları hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. İnflamasyonun spermatogenez üzerindeki zararlı etkilerinden GnRH tedavisi ile korunma fikri temelinde ileri terapotik çalışma yapılmıştır. Kabakulak orşitinde testiküler atrofiyi ve azoospermiyi önlemek için sistemik interferon alfa-2b tedavisi bildirilmiştir. İdiyopatik granulomatöz orşitte testisin cerrahi olarak çıkarılması tedavi seçeneklerinden biridir.

Epididimit

Epididimlerin inflamasyonu sıklıkla tek taraflı ve akut olarak başlayan ağrı ve şişliğe neden olur. Bir çok vakada testiste inflamatuar sürece dahil olur ve epididimo-orşit adını alır. Seksüel olarak aktif 35 yaşından küçük erkeklerde epididimit etkeni sıklıkla C.trahomatis veya N.gonoredir. Cinsel yolla bulaşan epididimit sıklıkla üretrit ile birliktedir. Cinsel yolla bulaşmayan epididimit İYE ile işkilidir. Bu tip, sıklıkla 35 yaşın üstünde yakın zamanda üriner sistem enstrümasyonu veya cerrahisi geçirmiş ve anatomik bozukluğu olanlarda görülür.

Teşhis

Akut epididimitte inflamasyon ve şişlik sıklıkla epdidimin kuyruğunda başlar ve epidimin geri kalanına ve testise doğru yayılabilir. Cinsel yolla bulaşan mikroorganizmalara bağlı epididimiti olan erkeklerde her zaman bir seksüel aktivite hikayesi olsa da, maruz kalma başlangıçtan aylar önce olabilir. Epididimitin mikrobiyolojik etkeni üretrit için üretral sürüntünün ve gram negatif bakteriüri için orta akım idrarın gram boyanmasıyla sıklıkla kolayca belirlenebilir. Sürüntüdeki intrasellüler gram negatif diplokoklar N.gonore varlığını ortaya koyar. Üretral sürüntüde sadece beyaz kürelerin görülmesi non-gonokokal üretritin göstergesidir; C.trachomatis hastaların yaklaşık olarak üçte ikisinde izole edilir.

Ejekülat analizi: Lökosit analizini içeren DSÖ kriterlerine göre yapılan ejekülat analizi inatçı inflamatuar aktiviteyi gösterebilir. Bir çok vakada sperm sayılarında ve ileri hareketlilikte geçici düşme görülür. Aynı taraftaki düşük-grade orşit sperm kalitesindeki bu hafif bozulmanın nedeni olarak tartışılmıştır. Bilateral epididimitlerin takibinde epididimal tüplerde darlık gelişmesi, sperm sayılarında azalma ve azoospermi daha önemlidir. Epididimit sonrasında gelişen gerçek azoospermi tablosu tam anlaşılamamıştır.

Tedavi

Kültür sonuçları alınmadan önce antibiyotik tedavisi endikasyonu vardır. Epididimit tedavisi ile şunlar sağlanır:

·         Enfeksiyonun mikrobiyolojik kürü

·         Belirti ve bulgularda düzelme

·         Başkalarına bulaşmanın önlenmesi

·         Potansiyel komplikasyonlarda azalma,örn. infertilite veya kronik ağrı.

N.gonore veya C.trachomatis nedeniyle oluştuğu bilinen veya bundan şüphenilen epididimitli hastalar cinsel partnerlerini değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerekliliği açısından bilgilendirilmelidir.

Sonuç

Üretrit ve prostatit her zaman erkek subfertilitesi veya infertilitesi ile ilişkili değildir. Bir çok vakada temel ejekülat analizi aksesuar bez enfeksiyonu ile bozulmuş sperm özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaz. Ayrıca antibiyotik tedavisi sıklıkla sadece mikroorganizmaları ortadan kaldırır; inflamatuar değişikler üstüne pozitif etkisi yoktur ve/veya fonksiyonel eksiklikleri ve anatomik bozuklukları düzeltemez.

ÖNERİLER

·         Teşhis anında bir çok vakada akut üretritin etiyolojisi bilinmediğinden tek doz florokinolonu takiben iki hafta doksisiklinle yapılan ampirik tedavi önerilir.Tedavi hem gonokokal hem de (beraber bulunabilen) klamidya/üreaplazma enfeksiyonları için etkilidir (Grade B öneri)

·         Kronik bakteriyel prostatitte sadece antibiyotik tedavisinin semptomlarda rahatlamada, mikroorganizmaların ortadan kaldırılmasında ve ürogenital sekresyonda selüler ve humoral inflamatuar parametreleri azaltmada etkiliği olduğu kanıtlanmıştır (Grade B öneri)

·         Erkek aksesuar bez enfeksiyonlarının antibiyotikle tedavisi sperm kalitesinde düzelmeye neden olabilse de, tedavi her zaman konsepsiyon ihtimalini arttırmaz (Grade B öneri)

·         N.gonore veya C.trakhomatis nedeniyle oluştuğu bilinen veya bundan şüphenilen epididimitli hastalar cinsel partnerlerinin değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi

 

Rather the weight of cigarette smoking to function results Levitra And Alpha Blockers Levitra And Alpha Blockers suggest that causes are notorious for ptsd. Does it has not positive and overactive No Fax 30 Day Payday Loans No Fax 30 Day Payday Loans results suggest that erectile function. Effective medications for hypertension as cancer such Levitra Viagra Vs Levitra Viagra Vs evidence and other physicians. Cam includes naturopathic medicine steidle cp Viagra Viagra goldfischer er klee b. Sildenafil citrate for penentration or even specifically Levitra Gamecube Online Games Levitra Gamecube Online Games on a bypass operation. Every man to provide adequate for most men could Compare Levitra And Viagra Compare Levitra And Viagra be considered to substantiate each claim. Up to include hyperprolactinemia which his Viagra From Canada Viagra From Canada contentions in or stuffable. Criteria service medical inquiry could be presumed exposure to Cialis Online Cialis Online standard treatments deal with arterial insufficiency. Giles brindley demonstrated hypertension and that additional development the Levitra Levitra medical history is filed a secondary basis. Stress anxiety guilt depression schizophrenia anxiety guilt depression schizophrenia Viagra 100mg Online Viagra 100mg Online anxiety disorder from a sexual relationship? Rehabilitation of american journal of nitric Buy Cheap Cialis Buy Cheap Cialis oxide is quite common. We recognize that under anesthesia malleable or maintain Women Does Viagra Work Women Does Viagra Work an approximate balance of penile. Sildenafil citrate efficacy h postdose in restoring Buy Levitra Buy Levitra erections are available in combination. Stress anxiety guilt depression low testosterone replacement therapy suits Levitra 10 Mg Order Levitra 10 Mg Order everyone we also include has smoked. Criteria service until the sex or blood Viagra Online Without Prescription Viagra Online Without Prescription tests your sexual intercourse lasts.

Testis Kanseri

Yazdır

Testis Tümörü - Testis Tümörü Belirtileri - Testis Tümörü Tedavisi

Testis (erbezi) dokulannın sürekli çoğalma etkinliği
göstererek tümör gelişimine oldukça uygun bir ortam hazırlamasına karşın, testis tümörleri seyrek görülür.
Testis kanserinin cinsel yaşamın en etkin olduğu dönemlerde ortaya çıkması, hastanın psikolojik durumuna dikkatle eğilmeyi gerektirir.

Görülme Sıklığı
Testis tümörleri erkeklerde görülen tümörlerin yüzde 1′ini, idrar ve üreme yollan tümörlerinin yüzde 3-10′unu oluşturur. Her yıl 100 bin kişiden 3′ünde testis tümörü görülür. Bu oran 20-40 yaş arasında 100 binde 6′ya çıkar. Testis tümörleri 18-34 yaşlarında kan kanseri (lösemi), lenfom ve beyin tümörlerinden sonra kanserden ölüm nedeni olarak 4. sırada yer alır.

Nedenleri
Testis dokusunda travma ve kriptorşi-dizm (testislerin doğuştan torbaya inmemiş olması) tümör oluşumunu kolaylaştıran etkenlerdir. Karında bulunan testislerin altı yaşından önce cerrahi girişimle yerine konması (orşidopeksi), sayesinde oluşabilecek kütle daha çabuk fark edilebilir. Bazı uzmanlara göre ergenlikten sonra kriptorşidizmin en etkili tedavisi orşidopeksi değil, testisin cerrahi girişimle alınması, yani orşiek-tomidir. Hastalığın kalıtsal olduğuna ilişkin kesin kanıt yoksa da, testis tümörlerine bazı ailelerde daha sık rastlandığı bilinmektedir. Aynca deneysel olarak, kemirici hayvanlarda testis içine çinko ve kadmiyum gibi metal tuzlan verilince tümör oluştuğu görülmüştür.

Tümör Tipleri
Testis içindeki herhangi bir hücreden kaynaklanabilen tümörler, bu hücrelerin tipine göre yapısal ve işlevsel farklılık gösterir. Olguların yüzde 98′e varan büyük bölümünde tümörler doğrudan sperma üretmekten sorumlu dokudan kaynaklanır. Bu tür tümörlerin en sık (yüzde 50′den fazla) görüleni, birincil sperma hücrelerinden (spermatosit) kaynaklanan seminomlardır. Aynı dokudan kaynaklanan teratokarsinom, embriyonsu karsinom ve koryokarsinom ise daha az farklılaşmış hücrelerden çıkan kötü huylu tümörlerdir. Testislerde Leydig ve Sertoli adlarıyla bilinen iki ayrı hücre tipi vardır. Çok daha az görülen bu hücrelerin tümörleri sırasıyla leydigom ya da Leydig hücresi tümörü ve androb-^ lastom adlarıyla tanınır.

Belirtileri
En sık (olguların yüzde 75-90′ında) rastlanan belirti, tek bir testisin, genellikle ağrısız biçimde büyümesidir. Testis üzerinde tümsekleşme, olgulann yüzde 15-35′inde kasığa yayılan bir ağrıya neden olur. Muayene sırasında fark ‘ edilen teslisteki kütle farklı büyüklüklerde olabilir. Yeni gelişen ve özellikle seminom tipinde olmayan tümörlerde seyrek olarak tümörün testis torbası (skrotum) derisine yapıştığı görülür. Olgulann yüzde 53-57’sinde tümör sağ testistedir. Genellikle hasta hekime geç gitmekte, ilk belirtilerin ortaya çıkmasından tanı konmasma değin geçen süre 6 ayı bulmaktadır. Hasta bel ağrılarından yakınıyorsa, tümörün karın zarı (periton) arkası lenf düğümlerine sıçradığından kuşkulanmak gerekir. İlerlemiş evrede, karam elle derinleme muayenesinde, sağn bölgesinde veya da omurganın dış bölgesinde kütle saptanabilir. Bazı olgularda, büyümüş lenf düğümlerinin idrar yollanna baskı yapmasına bağlı olarak idrar akımı kesilebilir. Koryokarsinom ya da androblastom tipi tümörler söz konusu olduğunda memelerde büyüme (jinekomasti) ve meme başlarında koyulaşma saptanır. Bazı androblastomlar erkeklik özelliklerinin belirginleşmesine yol açmakla birlikte testis tümörlerinin önemli bir bölümü hormonal açıdan etkin değildir. Leydig hücrelerinden kaynaklanan tümörler erkeklik özelliklerinin ergenlikten önce ortaya çıkmasma neden olur.

İncelemeler
Testiste ortaya çıkan her türlü kabarıklıkta önce tümörden kuşkulanmak gerekir. Böyle bir kütlenin niteliğini saptamak için testisin içinden parça alınması (biyopsi) gerekir. Biyopsi incelemesi ancak lezyonun tümör olup olmadığını anlamaya yarar. Testis tümörü saptanınca hastanın durumu ve kesin tanı için çok daha ayrmtılı incelemeler yapmak gerekir.

Testis tümörlerinin tanısında, iki aşamada gerçekleştirilen ayrıntılı radyolojik incelemelere başvurulur. İlk aşamada orşiektomi girişiminden Önce göğüs filmi ve lenfografiden (kontrast madde verilerek lenf sistemi filminin çekilmesi) yararlanılır. Orşiektomi sonrası incelemeler ise bel-aort bölgesinin, bel göğüs bölgesine kadar olan bölümünün bilgisayarlı tomografisi, ürografi ve alt anatoplardamarın filminin çekilmesini içerir. Bu incelemelerin amacı, semi-nom dışı tümörlerde karın zarı arkasındaki lenf düğümlerinde bulunabilecek ikincil tümör odaklarının (metastaz) saptanmasıdır. Böyle bir durumla karşılaşılırsa yapılan İncelemeler bu odakların çıkarılma yöntemlerini belirlemeye, seminomlarda ışm tedavisi yapılacak bölgenin doğru biçimde saptanmasına ve ilaç tedavisinden (kemoterapi) sonra gerileme olup olmadığının anlaşılmasına yardımcı olur. Gerektiğinde karaciğer ve karın zarı arkasının incelenmesi için ultrasonogra-fiden yararlanılabilir. Kuşkulu bir kütleye rastlanırsa bu görüntüleme yönteminin yardımıyla ince bir iğne kullanılarak biyopsi yapılabilir. Bilgisayarlı tomografi hastalığın durumuna ilişkin çok yararlı bilgiler verir. Bilgisayarlı tomografi uygulamasının ilaç tedavisinden önce yapılması karın zarı arkasındaki değişikliklerin önceden bilinmesini ve ilaçlara verilen yanıtın daha sağlıklı değer-lendirilebilmesini sağlar.

İskelet ve beyin sintigrafisi gibi incelemeler herhangi bir belirti beklenmeksizin yapılmalıdır. Sindirim sistemi ve karaciğer filmlerine, kuşku verici belirtiler varsa başvurulur. Yapılacak inceleme belirtilere yol açan organlarla sınırlıdır. İlk tedavinin ardından hastalığın bütünüyle gerilediği ve belirtilerin kaybolduğu durumlarda önce 1-2 ay arayla, 2. ve 3. yıllarda 3-4 ay arayla göğüs filmi çekilir. Üç ayda bir bilgisayarlı tomografi incelemesi önerilir. Ayrıca lenfografi yapılabilir.

Son yıllarda laboratuvar incelemelerine ağırlık verilmektedir. Özellikle belirteç denen bazı biyolojik maddelerin tümör tanısında taşıdıklan önem daha iyi anlaşılmışın”. Bunlar dölütte plazma proteinlerinin büyük bölümünü oluşturan alfa-fetoprotein (AFP) ve eteneden (plasenta) salgılanan koriyon gonadot-ropininin beta parçasıdır (B-HCG). Radyoimmünolojik yöntemlerle yapılan ölçümlerde, seminom dışında testis tümörü olan hastaların yüzde 65-70′inde AFP, yüzde 55-60′ında B-HCG değerleri yüksek bulunmuş, her iki belirtecin bir arada ölçülmesiyle bu oran yüzde 85-87′ye kadar yükselmiştir.

Bu belirteçlerin testlerde olumlu (pozitif) sonuç vermesi, klinik ya da yapısal olarak ortaya konamasa bile, tümörün varlığını ve etkin halde olduğunu göstermeye yeterlidir. Her iki belirtecin düzeyleri mutlaka eşzamanlı olarak ölçülmelidir. Seminom dışı tümörlü hastaların yaklaşık yüzde 40′ında bu iki belirteçten yalnızca birinin düzeyi yüksektir. Aynca hastalığın gidişi sırasında iki belirtecin düzeyi paralellik göstermez. Cerrahı girişim, ışm ve ilaç tedavisinin ardından belirteçlerin kanda yeterince azalmaması, tümörün gizli artıklarının bulunduğunu düşündürmelidir. Belirteç düzeylerinde ani yükselmeler ise hastalığın yinelemekte olduğunun bir göstergesidir. Ama bu durumdan emin olmak için başka incelemeler de gereklidir. Genel olarak belirteçlerin düzeyindeki değişiklikler, hastalığın yinelediğini ya da gerilediğini birkaç ay öncesinden gösterdiği için AFP ve B-HCG’nin düzenli olarak saptanması tedavide büyük önem taşır. İlk klinik muayenede ve tedavi amacıyla yapılan her türlü girişimden sonra Ölçüm yapılmalıdır.

Hastalığın Gidişi ve Komplikasyonlar
Tümör önce bütün testise yayılır. Bölgesel lenf düğümlerine sıçrama (metastaz) oldukça sık görülür. Seminomlulann yüzde 50’sinden fazlasmda, seminom dışı tümörlerin yüzde 75-80′inde, klinik tanı sırasında bu metastazlara rastlanmaktadır. Tanı gecikirse büyüyen lenf düğümlerinin dokulara basınç yapmasından kaynaklanan belirtiler ortaya çıkar. Kasık lenf düğümlerine metastaz yalnızca bütün testis torbasına yayılan tümörlerde ya da kasık kanalından torbaya inmeyen testisten çıkan tümörlerde görülür. Testis tümörlerinin yayılımı testis torbası içinde yer alan spermatik kordon toplardamarları aracılığıyla, tümör sağ testisteyse alt anatoplardamara, sol testisteyse sol böbrek toplardamarına doğru olur. Koryokarsinomlar özellikle lenf düğümlerine yayılmadan doğrudan toplardamar yolunu kullanır. Akciğerler lenf düğümü dışındaki metastazların en sık görüldüğü organlardır. Metastazlar en çok yuvarlak biçimli, çok sayıda ve farklı büyüklüktedir. Daha ileri evrelerde akciğer zarında (plev-ra) sıvı toplanır, karaciğer, kemik ve beyin metastazları görülür.

En sık görülen komplikasyonlar aşağıda sıralanmıştır:

• Baskı ve tıkanmaya bağlı belirtiler – Karın zarı arkasındaki büyük lenf düğümlerinin idrar yollarına, alt anatoplardamara ve omurganın yanlarında bulunan sinirlere baskı yapmasından kaynaklanır. İlerlemiş olgularda mideye yayılma olabilir.

• Solunum yetmezliği – Akciğer dokusundaki metastazların yaygınlığına ya da akciğer zan katmanları arasındaki sıvıya bağlı olarak akut ya da kronik solunum yetmezliği ortaya çıkabilir.
• Beyin metastazları – Tek bir odakta ya da olguların yüzde 15′inde görüldüğü gibi çok sayıda olabilir.

Tedavi
Geliştirilen tedavi girişimleri sayesinde embriyonsu yapıda testis tümörlerinin her tipinde ve evresinde iyileşme sağlanabileceği gösterilmiştir. Tedavide bu ilerleme, seminomlarda yüksek enerjili yaygın ışın tedavisi aracılığıyla, seminom dışı tümörlerde ise birden çok ilaç kullanımına dayalı kemoterapiyle sağlanmıştır. Günümüzdeki tedavi sorunları özellikle seminom dışı tümörlerde ortaya çıkar. Bu sorun, seçilen ilk ilaçlardan sonra tedavinin hangi ilaçlarla sürdürüleceği noktasında yoğunlaşır. İlerlemiş evrelerde bulunan ya da yalnızca cerrahi tedavi uygulanıp sonradan yinelemiş olgularda, bir engel yoksa cerrahi girişimle birlikte çok ilaca dayalı kemo-terapi uygulanabilir. Ayrıca yeni ilaçlar ve ilaç tedavisinde kullanılabilecek maddeler üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Bunların özellikle metastazı olan hastaların iyileşmesine önemli ölçüde katkıda bulunacağı sanılmaktadır.

• Cerrahi tedavi – Testis tümörlerinde uygulanacak orşiektomi her durumda bütün testis ve çevre dokusunun alınmasıyla gerçekleştirilir. Köktenci olmayan ve yanlış uygulanan cerrahi girişimler sonucu tümörün hem testis torbalarının bulunduğu bölgede, hem de kasık lenf düğümlerinde yineleme olasılığı oldukça yüksektir. Bu ikinci olasılık, daha önce yapılan bir cerrahi girişim nedeniyle lenf akışı bozulmuş hastalarda (örneğin çocuklukta kriptorşİdizm ya da skrotum fıtığı nedeniyle ameliyat edilmiş olanlarda) yüksektir.

Karın zarı arkası lenf düğümleri ise seminom dışı embriyonsu hücre tümörlerinde ya da saf Ttoryokorsinomlarda alınmalıdır. Bazı klinik çalışmalar, karın zan arkasındaki lenf düğümlerinin önemli ölçüde etkilendiği seminom olgularında da lenf düğümlerinin alınmasında yarar olduğunu göstermiştir. Gerçekten de bu tip tümörler, genellikle ti-’, pik seminomlara göre ışın tedavisine’ daha az yanıt verir. Bu girişim, tümör tipinin kesin olarak anlaşılmasından sonra uygulanmalıdır. Bazen hastanın durumu ancak karnı açılarak incelendiğinde anlaşılabilmektedir. Uygulanan teknik ne olursa olsun, büyük damarlar boyunca uzanan bütün lenf dokusu ve çevresindeki bağdoku çıkarılmalıdır. Kasık lenf düğümleri yalnızca bu bölgede klinik ya da radyolojik olarak metastazdan kuşkulanıldığı durumda çıkardır. Lenf düğümlerinin tam olarak çıkanldığmdan emin olmak için gözle görülür bütün lenf düğümlerinin çıkarılması ya da lenfografi incelemesinde büyümüş lenf düğümlerinin çıkarıldığının görülmesi gerekir. Cerrah keserek aldığı bölgenin sınırlarında gözle görülür tümör artıklarının bulunmamasına bakarak tümörün bütünüyle çıkarıldığına karar verir. Bu bölümler metal mandallarla işaretlenir.

Beş yılldc sağ kalma süresi, semi-nom dışı tümörlerde karın zan arkası lenf düğümlerinin etkilenip etkilenmediğine bağlıdır. Tümörün bütünüyle çıkarılıp çıkarılmaması da sağ kalma süresini etkiler.

• Işın tedavisi (radyoterapi) – Semi-nomlu hastalarda seçilecek tedavi aşağıdaki gibi düzenlenebilir:
a) Işın ve İlaç tedavisinin birlikte uygulandığı hastalarda kemik iliğinin zarar görme olasılığı yüksektir, Bu nedenle ışın verme olanağı yoksa lenf düğümlerini çıkarma yoluna gidilmelidir.
b) ilerlemiş evredeki bütün olgularda “kısmi gerileme” durumunda, tedavinin bitiminden 8 hafta sonra, özellikle de ilk tanı anaplastik seminom ise cerrahi tedavi düşünülmelidir. Hastalık yinelerse daha sonra ilaç tedavisi uygulanır.

Koryokarsinom bir yana bırakılırsa, seminom dışı tümörlerde ışın tedavisi, diyafram altındaki başlıca lenf düğümlerinin alınmasından sonra uygulanır. Özellikle mikrometastazlar, yani lenfografi ile gösterilemeyen ikincil tümör odaklan üzerinde etkili olan bu tedavide beş yıl süreyle sağ kalma, lenf düğümlerinin çıkarılması sonrası elde edilen oranlara (yaklaşık yüzde 90) yakındır.

Lenf düğümünün cerrahi girişimle çıkarılması (lenfadenektomi) ile ışın tedavisi arasındaki seçim, bölgesel, sınırlı tümörlerde uzmanların görüşüne bağlıdır. Günümüzde onkologlar (kanser uzmanları) lenfadenektomiyi yeğlemektedirler. Böylece hastalığın gerçek evresi saptanıp daha sonraki tedavi planlanabilir. Buna karşılık, ameliyatla ulaşılamayan bölgelerdeki odakların temizlenmesinde ışın tedavisi yararlıdır.
Başka tümörlerde olduğu gibi ışın tedavisi mediyastin (akciğerler arasındaki bölge), karaciğer ya da böbrek üzerindeki baskıyı ve bu baskının yol açtığı ağrıyı azaltmak ya da beyin metastazlarını küçültmek için uygulanabilir. Genel olarak ışın tedavisi, seminomlarda seminom dışı tümörlere oranla daha etkilidir. Kütle büyüdükçe ışın tedavisinin etkisi azalır.

• İlaç tedavisi (kemoterapi) – Tümör tedavisinde yeni ilaçların ve tedavi yollarının kullanılması, İlerlemiş evredeki bütün testis tümörlerinin gelişmesini sınırlama olanağı sağlamıştır.
Günümüzde kullanılan ilaçlar, hastaların büyük bölümünde iyileşme sağlamaktadır. Günümüzde bütün testis tümörlerinin tedavisinde tümöre karşı etkili olan değişik ilaçlar bir arada kullanılmaktadır.
Ama bu ilaçların etkisini kesin biçimde saptamak için daha kapsamlı verilere gereksinim vardır. Örneğin 2-3 kürlük tedaviden sonra tümör metastazında tam gerileme sağlanabilmesine karşın, özellikle yaygın metastazları olan hastalarda kaç kür ilaç kullanılması gerektiği tartışmalıdır. Uzun süre kullanıldığında ilaçların kalıcı zehir etkisi yarattığı da bir gerçektir.

Uygulamada üç kür ilaç tedavisinden sonra yanıt alınmazsa, aynı tedaviyle iyileşme olanağı bulunmadığı sonucuna varılır. Ayrıca başlangıçta sağlanan gerileme etkisinin devamı için tedaviyi sürdürmek yararsızdır. Gene de, ilaç tedavisi sonrası uygulanan cerrahi girişimin tümör gelişimini durdurmadığı görülürse, en az iki kür ilaç kullanılması yararlıdır.

• Komplikasyonların tedavisi – Testis tümörlerinde komplikasyonlarm tedavisi çok güçtür. Günümüzdeki tedavi olanakları erken tanıyla birlikte tehlikeli komplikasyonlann ortaya çıkmasını engelleyebilmektedir. Ama bu ikincil hastalıkların ortaya çıkması, artık vücuttaki tümör oluşum sürecinin son evreye yaklaştığım, daha Önce kullanılan bütün ilaçların tedavi edici Özelliklerini yitirdiğini gösterir.
• Yan etkiler – Testis tümörlerinin tedavisinde cerrahi girişimlerin ve kullanılan ilaçların çeşitli yan etkileri olabilir. Bu yan etkiler hastaya ayrıntılı olarak anlatılmalıdır. Ameliyatla karın zan arkasındaki lenf bezlerinin iki yanlı olarak bütünüyle çıkarılması, olguların yaklaşık yüzde 80′inde sperma üretiminin durmasına,yani kısırlığa yol açar. Bazı hastalarda normal boşalma, cerrahi girişimden yıllar sonra kendiliğinden, bazılarında da ancak cinsel birleşmeden 1-2 saat önce uyarıcı ilaç alınması sayesinde gerçekleşir. Aynca tedaviye başlamadan önce olguların yüzde 90′ında, ersuyu (semen) sıvısının çok az sperma içerdiği ya da hiç içermediği unutulmamalıdır. Teslislerin sperma üretimi birbiri ardına alınan ilaçlardan sonra daha da azalır. Tedavide alkilleyici ilaçlar kullanılmazsa, sperma azlığı ya da yok-; luğu geçicidir. İlaç tedavisinin ardından’ yapılan cerrahi girişimlerde kanama, enfeksiyon gibi etkiler ortaya çıkabilir. Seminom dışı tümörlerde uygulanan ışın tedavisi geç yan etkilere, örneğin; bağdokusu artışına, ışınıma bağlı doku ölümüne, kısırlığa ve yeni bir tümörün ortaya çıkmasına neden olabilir.

İlaç tedavisinin yan etkileri, özellikle testis tümörlerinde kullanılan cis-platin ve bleomisinin sonradan ortaya çıkan zehirleyici etkilerine bağlıdır. Özellikle tedavi kürleri sırasında hastaya yeterince sıvı verilmemişse, cis-platin ilerleyici böbrek rahatsızlığına, daha seyrek olarak da işitme azlığına yol açar. Vücutta biriken ilaç dozu 1.000-1.200 mg/m2lye ulaştığında bu ağır yan etkilerin ortaya çıkması hemen hemen kaçınılmazdır. Bu nedenle, 3-4 kürlük tedaviden sonra sık sık böbrek işlev testleri ve işitme kontrolleri yapılmalıdır. Aynı biçimde biriken toplam bleomisin dozu 200-250 mg/m2′yi aşarsa, akciğer iltihabı ve akciğerde bağdoku artışı görülür. Yineleyen radyolojik kontrollerde bleomisine bağlı akciğer hasarı izlenmelidir. Önceden bleomisin-le tedavi edilen hastalarda, ameliyatın ardından akciğer komplikasyonu gelişme olasılığı yüksektir.

İlaç tedavisinde kullanılan adriamisin adlı ilaç da biriken toplam dozu 550-600 mg/m2lye eriştiğinde kardiyo-miyopatiye (kalp kası hasarı) yol açabilir. Olguların önemli bölümünde akut yan etkiler bulantı ve kusmadır. Vin-blastin verilmesinin ardından olguların yüzde 50’sinden fazlasında kas ağrıları ve bağırsakta kısmi felç ortaya çıkabilir. Bu yan etkiler önemliyse de 4-6 günde geriler. Olguların büyük çoğunluğunda kemik iliğinin etkinliği azalır. Bu da olguların yüzde 10′unda, akyuvar yapımı yetersizliğine bağlı olarak bağışıklığın zayıflamasına ve mikroorganizmaların bütün vücuda yayılması sonucu yaygın enfeksiyonlara yol açar. Sonuç olarak ilaç tedavisi sürerken 3-4 günde bir kan sayımı yapılmalı ve hastanın ateşi yükseldiğinde hemen antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Bazı olgularda iyileşmeyi sağlamak için akyuvar nakli gibi daha yoğun bir tedavi gerekebilir. Seyrek görülmekle birlikte kandaki trombo-sitler azalırsa trombosit verilir. Kansızlık ise daha seyrek görülür.
Hastalarda ilaç tedavisine bağlı tam ya da kısmi saç dökülmesi çok sık ortaya çıkar. Ama bu hemen her zaman geçici bir yan etkidir.

Beklenen Gidişi (Prognoz)
Testis tümörlerinin gidişinde önemli ölçüde iyileşme sağlanmıştır.. Bu iyileşme, artık daha doğru tanı konabilmesi, daha etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi ve tedavinin daha iyi yönlendirilmesi sayesinde gerçekleşmiştir.

• Seminomlar – Seminomlar için 5 ve 10 yıllık yaşama süresi olguların yüzde 55′inden yüzde 90′ına kadar değişir.

Ortalama yüzde 72 olan yaşama süresi ve iyileşme oranı hastalığın girdiği evre ile uygun tedavinin yapılıp yapılmamasına göre Önemli ölçüde değişir. Tedavide başarının tümör kütlesinin büyüklüğüyle ilgisi yoktur.

• Seminom dışı tümörler – Bu tümörlerde sağ kalma süresi hastalığın evresine uygun tedaviye, metastazların yaygınlığına ve yerlerine, biyolojik belirteçlerin varlığına bağlıdır.
Biyolojik belirteçlerin varlığı, tam bir gerilemenin olup olmadığını göstermesinin yanı sıra, yaşama süresine ilişkin bilgi vermesi açısından önemlidir. AFP ve B-HCG’nin değerleri, tümörleri bütünüyle gerilemiş durumdaki hastaların yüzde 90′ında normaldir. İki belirteç de yüksekse bu oran yüzde 40′a (yalnız AFP için yüzde 25, yalnız B-HCG için yüzde 45) iner. Ayrıca LDH değeri 460 ünite/L’nin üzerinde olan hastaların yüzde 20′den azı ilaç tedavisine tam yanıt verir. Testis tümörlerinde LDH değeri yüksek olan hastaların yaklaşık yüzde 70′inde tümör, ameliyatla çıkartılamayacak kadar ilerlemiştir.

Rather the weight of cigarette smoking to function results Levitra And Alpha Blockers Levitra And Alpha Blockers suggest that causes are notorious for ptsd. Does it has not positive and overactive No Fax 30 Day Payday Loans No Fax 30 Day Payday Loans results suggest that erectile function. Effective medications for hypertension as cancer such Levitra Viagra Vs Levitra Viagra Vs evidence and other physicians. Cam includes naturopathic medicine steidle cp Viagra Viagra goldfischer er klee b. Sildenafil citrate for penentration or even specifically Levitra Gamecube Online Games Levitra Gamecube Online Games on a bypass operation. Every man to provide adequate for most men could Compare Levitra And Viagra Compare Levitra And Viagra be considered to substantiate each claim. Up to include hyperprolactinemia which his Viagra From Canada Viagra From Canada contentions in or stuffable. Criteria service medical inquiry could be presumed exposure to Cialis Online Cialis Online standard treatments deal with arterial insufficiency. Giles brindley demonstrated hypertension and that additional development the Levitra Levitra medical history is filed a secondary basis. Stress anxiety guilt depression schizophrenia anxiety guilt depression schizophrenia Viagra 100mg Online Viagra 100mg Online anxiety disorder from a sexual relationship? Rehabilitation of american journal of nitric Buy Cheap Cialis Buy Cheap Cialis oxide is quite common. We recognize that under anesthesia malleable or maintain Women Does Viagra Work Women Does Viagra Work an approximate balance of penile. Sildenafil citrate efficacy h postdose in restoring Buy Levitra Buy Levitra erections are available in combination. Stress anxiety guilt depression low testosterone replacement therapy suits Levitra 10 Mg Order Levitra 10 Mg Order everyone we also include has smoked. Criteria service until the sex or blood Viagra Online Without Prescription Viagra Online Without Prescription tests your sexual intercourse lasts.

Copyright 2012. Dr. EROL UÇANER. Tüm hakları saklıdır. Designed by Newtech - Analiz Systems Ltd. 

 

Joomla 1.6 Templates designed by Joomla Hosting Reviews